``Medrese’de geçirdiğimiz ilk yazda henüz pencerelerimiz dahi yoktu. İlk misafirlerimiz gelmeden bir gün önce hala tavana son tuğlayı, tabana son yer döşemesini koymaya uğraşıyorduk. Kara kara katılımcıları Şirince’de bir pansiyonda mı ağırlasak diye düşünürken onlar geldiler ve mekana, tabir caizse, aşık oldular; Medrese’den başka bir yerde asla kalmayacaklarını söylediler. O günden beri Medrese’yi yeni adıyla Stoa’yı daha da güzelleştirmeye, kapasitesini artırmaya ve misafirlerimize daha fazla konfor sağlamaya çalışıyoruz. Muhteşem bir doğanın içinde her mimari detayı kendinize ve çalışmanıza daha çok yoğunlaşabilmeniz için düşünülmüş eşsiz bir mekanda buluşmak dileğiyle.``